Beynindeki Deprem
Beynimde öyle bir deprem oldu ki, sanki bütün hayatım bir anda yerle bir edildi. Ne geçmiş bıraktı, ne gelecek. Güvendiğim tüm duvarlar, sığındığım tüm köşeler, kendimi güvende hissettiğim bütün alanlar bir saniyede çöktü. İçimde bir ev vardı; anılarla, umutlarla, sözlerle dolu bir ev… O ev artık yok. Yıkıldı. Geriye sadece sessiz bir enkaz, donuk bir acı ve kimseye güvenemeyen bir ben kaldım.
Kimse anlamıyor zannediyorum bazen. Çünkü bu yıkılış bir kelimeyle, tek bir cümleyle ya da basit bir kırgınlıkla açıklanamaz. Bu, insanın içindeki tüm düzenin bozulması demek. Ne düşüncelerin yerinde kalıyor ne kalbinin ritmi. İnsan bir daha eskisi gibi olur mu? Bilmiyorum. Bildiğim tek şey şu: İçimde hâlâ bir yerlerde o büyük sarsıntının tozu dumanı var.
“Artık kimseye güvenmiyorum” dediğimde insanlar bunu bir cümle sanıyor. Oysa bu bir sonuç değil, bir süreç. Bir insanın güvenini kaybetmesi, bir kapının kapanması gibi değil; tüm bir şehrin haritadan silinmesi gibi. İçine sokmak istediğin kimseyi içeri alamıyorsun çünkü içeride kimseyi ağırlayacak bir ev kalmamış. Dostluklar, sevgiler, geçmişteki güzel anılar bile enkazın arasında sıkışmış durumda. Elini uzatıp çekip çıkaracak hâlin bile olmuyor.
En zoru ne biliyor musun? Aynı gözlerle insanlara bakamamak. Sanki herkes potansiyel bir tehlike, herkes bir ihtimal, herkes bir gölge gibi. Yaklaşmak istiyorsun ama adımların geri gidiyor. Konuşmak istiyorsun ama kelimeler dudaklarının ucunda düşüp parçalanıyor. Gülmek istiyorsun ama içindeki ağırlık yüzüne ulaşmıyor. Çünkü güven bir kere yıkıldı mı, kalbin kendini otomatik olarak koruma moduna alıyor.
Ama yine de içimde bir yer biliyor ki; her yıkım bir yeniden doğuşun habercisi olabilir. Belki şimdi enkazın içindeyim, belki ellerim toz içinde, gözlerim yaşlı, ruhum yorgun… Ama bir gün bu enkazdan bir tuğla daha kaldıracağım. Bir gün nefesim daha güçlü gelecek. Bir gün tekrar adım atacağım. Belki çok zor olacak, belki çok zaman alacak, ama biliyorum ki gün gelecek, içimde yıkılan o evin yerine daha sağlam bir ev kuracağım.
Çünkü insan her ne yaşarsa yaşasın, kalbinin en derin yerinde küçücük bir umut kalır. Karanlıkta bile ışığın yolunu bulması gibi. Şu an güvenim kırık olabilir, hatta paramparça. Ama tamamen yok olmadı; sadece küllerin arasında bir yerde saklanıyor. Bir gün, doğru zamanda, doğru insanda, doğru an’da yeniden filiz verebilir.
Evet, beynimde deprem oldu. Evet, evim yıkıldı. Evet, kimseye güvenmiyorum. Ama bu benim bittiğim anlamına gelmiyor. Bu sadece yeniden başlamak zorunda olduğum bir dönemin başlangıcı. Ve ben, yavaş da olsa, parça parça da olsa, adım adım da olsa… kendimi yeniden inşa edeceğim.
Çünkü yıkılmak kaderse, ayağa kalkmak iradedir.
Ve ben artık yıkıntıdan çıkan hâlimle bile güçlü olduğumu biliyorum.
(( STOP ))
📝 Yorum Yap